Türk-Yunan mutfağındaki kokoreç krizine ustalar dahil oldu: Bizimkinden değil, tek ülkeye atfedilemez

Baklava, cacık ve Türk kahvesinin ardından, Türkiye-Yunanistan arasında şimdi de ‘kokoreç’ tartışması alevlendi. Ünlü kokoreç ustaları, “Bizimkiyle aynı değil” açıklaması yaptı.

Dünya mutfağı konusunda önemli bir otorite konumundaki ‘Taste Atlas’ (Lezzet Atlası), yaptığı ankette ‘En İyi Sakatat Yemekleri’ listesinde Yunan lezzeti “kokoretsi”yi ilk sıraya koydu. Türkiye’den “kokoreç” ise aynı listede 4. sırada yer aldı. Bunun üzerine sosyal medyada “Kokoreç Türk’tür” tartışması başladı.

TIKLAYIN – Yunanistan’la yeni rekabet: Kokoretsi birinci, kokoreç dördüncü

Meşhur bir kokoreççi olan Oğuzhan Sayı, Hürriyet’e yaptığı açıklamada; “Kokoretsi ile kokoreç aynı şeyler değil ve tek bir ülkeye atfedilemez” dedi. 

Sayı, şöyle konuştu:

“Toplumumuz maalesef okumuyor. Adamlar ‘Kokoreç Yunan’dır’ dememiş ki, ‘Kokoretsi’ demiş. Nasıl ki her şişe takılan kıymaya kebap denmiyorsa, her şişe geçirilen bağırsağa da kokoreç denmiyor. İtalya’dan Çin’e kadar geniş bir coğrafyada kokoreç örneklerini görüyoruz. Ancak ülkemizde bilinen şekliyle kokoreç Balkanlar’dan çıkmadır. Hatta Türkiye’de kokoreçi ilk olarak İstanbul’da Sütlüce’ye yerleşen Arnavutlar yapıyor. Sütlüce’nin tamamı o dönem kesimhane. Sütlüce mezbahanesinde çalışanlardan biri de benim rahmetli babam. Biz Boşnak’ız. Türkiye’de sakatatçılığı başlatan aileyiz. Kokoretsi Arnavutça ‘koçan’ anlamına geliyor. Yani kokoretsi ile kokoreç aynı şeyler değil ve tek bir ülkeye atfedilemez.”

“Bizimkiyle aynı değil” 

Ünlü bir kokoreççinin yönetim kurulu üyesi Mennan Tokgöz de benzer şeyler söyledi: 

“Yunanların yaptığı ürünle bizimki aynı değil. Onlar kokoreçi daha çok sakatat grubu ile birlikte sarıyorlar; Mumbar, gömlek yağı, ciğer, böbrek, yürek, dalak ile… Bizimki ise daha sade; Kuzu bağırsağı, kuzu gömlek yağı, kuzu mumbarı, uykuluk, badem ve boğazlık ile hazırlanıyor. Aslında kokoreç Türkiye’ye ilk olarak Cumhuriyet’in ilk kurulduğu yıllarda meze olarak geliyor. Daha sonra Türk ustalar bunu yorumluyorlar. Biz de 1962’de bu işe başladık. Bunu kendimizce formüle ettik. Türk kokoreçini seven ve yiyen çok fazla Yunan müşterimiz de var. Yani iki ürün arasında çok ciddi fark var. Yunanistan’da kokoretsi daha çok butik kasaplarda ve restoranlarda satılır. Fiyatı da porsiyonu da Türkiye’dekine göre daha yüksektir. Tek kişilik olanı 300-400 gramlıktır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir