Kanlı Para Oyununa Dikkat!

Şu sıralar okullarda kanlı para adında bir oyun oynanmakta. Hatta iki gün önce benim kızım da eve gelip bu oyunu arkadaşlarıyla oynadığını ballandıra ballandıra bana anlattı. Anladığım kadarıyla oyunun başlangıçları esasen fena değil. Ama sonunda kaybettiğinizde elinizi yumruk yaparak masanın üzerine koyuyorsunuz ve diğer oyuncular madeni parayı sizin elinize fırlatıyorlar. Özellikle eklem bölgelerin hedef alındığı bir oyun kan akana kadar devam ediyor.

Hatta bazı çocuklar bu madeni paranın etrafını tırtık yaparak oyunu daha tehlikeli hale getiriyorlar.

Duyunca çok sinirlendiğim bu oyunun sıralarda oynandığını neyse ki öğretmenler görmüş ve konuyla ilgili idare hemen tedbir almış.

Lakin henüz fark edilmeyen ve tedbir alınmayan okullar muhtemelen çoğunlukta.

Sanal ortamda savaş oyunlarının ya da kan dökülen başka başka oyunların oynanmasına dahi karşı iken, gerçek hayatta bu ve benzeri türevde, gerçekten kan akıtan oyunların oynanıyor olması beni gerçekten üzdü.

İşin sadece psikolojik tarafı değil fizyolojik ve biyolojik tarafı da oldukça dikkat çekici. Zira eklem kemikleri özellikle büyüme döneminde son derece hassas ve önemlidir ve dahası para, üzerinde bir sürü mikrop ve bakteri taşır. Ne yazdık ki bu tip oyunlar bu mikropların kan yoluyla çocuklarımıza ulaşmasını çok mümkün kılar.

Psikolojik tarafına gelirsek bu kan dökme sevdası sizce de biraz ürkütücü değil mi?

Benim çocukluğumda kan kardeşi olma gibi bir furya vardı belki hatırlarsınız. Ki ben o zaman bile aklımı kullanarak böyle bir şeyin son derece sağlıksız olduğunu düşünmüş ve kan kardeşliği olayına hiç heveslenmemiştim. Ama nihayetinde kan dökmenin bile niyeti kardeşlik duygusuydu. Yani altında yatan sebep oldukça masumdu.

Yine hatırlarsanız en tehlikeli oyunumuz uzun eşekti. Malum 5-6 kişi bütün halinde arka arkaya eğilerek bir düzlem oluşturur, karşı tarafın oyuncularının sırtımıza atlamasını beklerdik. Şimdi düşününce bu oyunu bile nasıl oynadığıma şaşırıyorum. Düşünsenize hızla kaç kiloluk bir ağırlık birden omurganıza biniyor.

İyi ki topluca bir nesil felçli kalmadık.

Ama alt psikolojisine baktığımızda yine son derece masum bir oyunla paylaştık çocukluğumuzu.

Yakar toplar, seksekler, saklambaçlar hepsi organik ve gerçek oyunlardı. Şen kahkahalarımızı, nefes nefese kalışlarımızı hatırlıyorum o gülen gözlerimizi özlüyorum.

Ateş yakarak etrafında gitar eşliğinde şarkı söyleyişlerimizi, sonra o ateşte pişirdiğimiz patatesleri, evden aldığımız üç beş malzemeyle yaptığımız piknikleri,

Köy yollarında arkadaşlarımla bisiklet sürüşlerimizi…

O vakitler sokaklar daha güvenliydi. Tüm sokaklar bizimdi ve bizler sokaklarda daha özgürdük.

Şimdi bakıyorum da her köşe başı tehlikeli, en çok güvendiğimiz okullar bile neredeyse güvenli değil ve öğretmenler zorunlu halden hep diken üstünde hep tedbirli.

Bizim gibi bir neslin çocukları nasıl bu kadar sanal nasıl bu kadar kan dökmeye meraklı oldu…

Gerçi nasıl olmasın ki…

Ne zaman gözümüzü ekrana çevirsek savaş kan ve silah sahneleri yazık ki burnumuzun dibinde.

Oyunlar bile kan dökmeye yönelik artık

Bu kadar kan yetmez mi!

Peçete, pul koleksiyonlarının emekle biriktiği

Mektuplaşmaların olduğu gerçek ve sıcacık bir dünya ümidiyle.

Ama elbette sadece ümit etmek değil biz de üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz. Onlar bizim evlatlarımız, geleceği onlar şekillendirecek.

Oynadıkları oyunlara, arkadaşlıklarına, gün içinde neler yaptıklarına ne olur dikkat edelim.

Sevgiyle şefkatle anlayışla yaklaşalım evlatlarımıza.

Tacizlerin, her türlü uyuşturucu maddenin kol gezdiği bir dünyada bugün değindiğim konu belki hafif kalacak ama bence çıktıları göz ardı edilmeyecek kadar ciddi.

Özellikle ilkokul ve ortaokul çağında ki evlatlarımız için bu ikazı yapıyorum

Siz de lütfen bugün çocuklarınız okuldan geldiğinde bu oyunu oynayıp oynamadıklarını sorun ve ellerini kontrol edin.

Instagram

Facebook

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx