Tınaz Tırpan: Futbolda başarı takım ruhuyla gelir

A Mili Futbol Takımı ile Anadolu’dan birçok ekibin yanı sıra Güney Kore’den bir takımın da teknik direktörlüğünü yapmış 84 yaşındaki Tınaz Tırpan, futbolda başarının takım ruhuyla, her şeyin severek ve fedakarca yapılmasıyla gelebileceğini söyledi.

Kültür, sanat, bilim, spor, siyaset ve iş dünyasının duayen isimlerini ” Türkiye’nin Çınarları” projesi kapsamında fotoğraflayan Anadolu Ajansı, bu kapsamda MKE Ankaragücü’nün de eski teknik direktörlerinden Tınaz Tırpan’la sarı-lacivertli kulübün Beştepe Tesisleri’nde röportaj yaptı.

Ankara’da 28 Nisan 1939’da dünyaya gelen, Yenimahallespor’da futbola başlayan Tırpan, “Yenimahallespor’da profesyonel oldum. Başlangıçta annem futbol oynamama izin vermedi. Sonraları annem maçlarımı izlemeye İstanbul’a bile geldi.” dedi.

Tırpan, “Daha sonra Petrol Ofisi’nde oynadım, 1968’de mukavelem bitti ve o zaman Süper Lig’de olan Altınordu’ya gittim. Altınordu’da iyi yetiştik, sonra çok istenen, aranan bir futbolcu olduk. Geceleri bile telefon gelirdi, bu tabii insanı çok mutlu ediyor. Futbolcu olarak da hoca olarak da çok istediler.” diye konuştu.

Tınaz Tırpan, Fenerbahçe ile ilk kez teknik direktörlük görüşmesi yaptığı anılarını şöyle anlattı:

“Görüşmede Metin Aşık başkan ‘Bizim seyircimiz yerli antrenörü kabul etmez.’ dedi. ‘Yerli idareciyi kabul ettiğine göre yerli antrenörü de kabul eder neden etmesin.’ dedim ve onlar da ben de kabul etmedim. Milli takımdan da bildiğim Rıdvan (Dilmen), Tanju (Çolak), Ünal (Karaman)… Beşiktaş’ta kaptan olan Rıza (Çalımbay) özellikle bana sitem etti ve ‘Hocam, bu çocuklar hep size bakıyor.’ dedi. Ama kabul etmedim, sonradan devreye büyük kişiler girdi, kabul ettim. İyi ki de kabul etmişim, güzel işler yaptık, Fenerbahçe zor günlere girmişti. O dönem kim hoca ararsa beni çağırıyordu. Üç defa MKE Ankaragücü’ne geldim. Üç sefer Gençlerbirliği istedi. İki sefer Kayserispor’a ve Boluspor’a gittim.”

Bir dönem Ordu Milli Takımı’nı da çalıştırdığını dile getiren Tırpan, şöyle devam etti:

“Ordu Milli Takımı, şampiyon olduğu seneden sonra dağılmıştı. Genelkurmaya çağırdılar, anlaştık, ne ücret istediğimi sordular. ‘İkinci askerliğimi yapıyorum, bir şey istemiyorum.’ dedim. Çok güzel de maçlar yaptık. Mesela Belçika’da bu ülkeyi 5-0 yendik, 44. dakikada bir gol, 45. dakikada bir gol, Sinan Engin de o kadrodaydı. Çok iyi genç çocuklar seçmiştik, Sinan’ın sakatlığı da vardı. Sinan’a ‘Seni ikinci yarı 10 dakika daha oynatacağım, büsbütün sakatlanma bir gol atacaksın çıkacaksın.’ dedim. Hakikaten golü de attı mı, oyundan aldım ‘Hocam niye çıkartıyorsun, ben çok iyiyim.’, ‘Sakatsın bu hafta kulüpte de maçın var, neden riske gireceksin?’ dedim. Böyle güzel şeyler olurdu, herkes birbirini çok güzel değerlendirirdi. İkinci yarı 3 gol daha attık, akşam Genelkurmay Sözcüsü bana ‘Niye bu kadar çok gol attınız?’ dedi. ‘Futbol bu, oynadık.’ dedim.”

A Milli Futbol Takımı’na kazandırdığı futbolcular

Milli takıma kazandırdığı futbolcularla ilgili Tırpan, ” Sakaryaspor’dan Engin İpekoğlu’nu milli takım kadrosuna almıştım. Daha sonra Beşiktaş’a transfer oldu. Başka futbolcular oldu, futbolcularla aramızdaki iletişim çok güzeldi. Her şeyi isteyerek, severek ve fedakarca da yaptıklarını gözlemliyordum. Cüneyt Tanman’ı milli takım kaptanı yaptım, benden evvel bir sefer antrenmana çıkmıştı. Cüneyt’in oyun düzenini çok severim, takımı da toparladı, birbirlerini güzel tamamlıyorlardı.” ifadelerini kullandı.

“Antrenör olarak bir maça çıkmışsam ne yapmam gerektiğini ben de bilirim çocuklar da bilir.” diyen Tırpan, “Hepsinin en güzelini yaptık, öyle oldu ki Avusturya ile oynadık. Ertesi gün hareket edeceğiz, ekstra borçlarımızı ödememizi istediler. En sonunda kafilenin ne kadar borcu kaldıysa ben ödedim. Bunlar hep karşılıklı sevgiyle, güvenle olur.” diye konuştu.

Daha sonra tekrar Petrol Ofisi Spor Kulübüne döndüğünü, parasını alamayan futbolcuların kulüpten ayrılması üzerine Yenimahallespor’dan 24 futbolcu bulup getirdiğini anlatan Tırpan, “O çocuklar o sene çok harika futbol oynadı. O zaman genç takımda iki sene antrenörlük yaptım, hiç para almadım çünkü para yok, çocukların eksikleri varsa onları da karşıladım. O genç takımdan ‘deve dişi’ gibi futbolcular çıktı. O kadrodan Şenol Çorlu, Fenerbahçe’ye gitti. Tuncay Soyak, Trabzon’a gitti, birisi Gaziantep’e gitti yani 3. Lig’den Süper Lig’e gidiyor oynuyor.” ifadelerini kullandı.

“Bizim çocukların sayısal olarak çoğunlukta olup iyi oynaması lazım”

“Futbolcum iyi top oynuyorsa keyif alırdım, şimdi de iyi top oynuyorsa seyrederim.” diyen Tırpan, “Yabancı futbolcunun çok olmasını sevmiyorum, hoşuma gitmesi için bizim çocukların sayısal olarak çoğunlukta olup iyi oynayıp bizlere de Türk insanına da futbol zevkini tattırması lazım.” şeklinde görüş belirtti.

Yurt dışındaki görevi için de Tırpan, “Güney Kore’de de bir sezon antrenörlük yaptım, ama daha oradaki takım yeni dirilir gibiydi, çok iyi değildi.” dedi.

MKE Ankaragücü’nü sevdiğini dile getiren Tırpan, “Burada mutlulukla antrenörlük yaptım. Bir sefer transferle ilgili her şeyi bitirdik konuştuk, sıra bana verecekleri ücrete gelmişti, o zaman başkan Nevzat Karataş, ‘Yalnız Tınaz bizden transfer ücreti isteme, kulübün parası yok.’ dedi. Transfer ücreti almadım.” ifadelerini kullandı.

“Nasıl olsa Galatasaray şampiyon olacak”

MKE Ankaragücü’nün Türkiye Kupası’nda yarı final oynamasını da değerlendiren Tırpan, “Hem Başakşehir’in hem de MKE Ankaragücü’nün yerli hocayla çalışması çok büyük bir mutluluk. MKE Ankaragücü’nü taraftarı bir silkeler hepsi ayağa kalkar. Şu tesisler yapılıp bittiğinde açılırken takımın başında antrenördüm, sezona buradan devam ettik. Tandoğan’da dar alanda bu rahatlığı, huzuru bulamazdın. MKE Ankaragücü’nün ekonomik olarak sıkıntısı çözüldüğü zaman yapamayacağı iş yok. Şampiyon olmuş, kupayı kazanmış bir MKE Ankaragücü’nü görmeyi çok isteriz.” diye konuştu.

Spor Toto Süper Lig’deki şampiyonluk yarışında Galatasaray’ın avantajlı olduğunu belirten Tırpan, “Moral ve psikolojik olarak Galatasaray, MKE Ankaragücü’ne karşı daha iyi ama futbol bu, seyirci desteğiyle bizim takım da her şeyi yapabilir. Bizim takım Galatasaray’ın şampiyonluk ilanını haftaya erteleyebilir, ertelesin de hem nasıl olsa Galatasaray şampiyon olacak. Bizi bıraksın, biz de fazla hırpalanmayalım.” dedi.

Fenerbahçe’nin performansına ilişkin de Tırpan, “Fenerbahçe’de Sayın başkan Ali Koç, ben o kadar fedakar başka bir başkan görmedim, her şeyi kendisi yapmaya çalışıyor. Yardımcılarını, kişileri mi iyi tespit edemiyor onu anlamadım. Kendisi çok ekstra ama insan tek başına hiçbir yere yetişemez. İsabetli seçimler yaparsa, Jorge Jesus’tu filan… Tamam insan yapar da biraz intibak etmesi, oraya alışması zor.” ifadelerini kullandı.

Milli takımda yerli teknik direktörden yana

Türk teknik direktörlerin daha başarılı olacağına inandığını vurgulayan Tırpan, “A Milli Takım’a Alman hoca getirdiler. Ne olacak ne var, bizim bir sürü hocamız var, hepsi aynı işleri yapıyor. Bu çocukların çoğunu milli takıma ben keşfettim. Tınaz, şansıyla yürüyüp gitmedi. Tınaz, ne yaptığını bilerek gitti.” diye konuştu.

Türk hakemlerin performanslarıyla ilgili de Tırpan, “Hakemlik zor iş, bir sürü hakem arkadaşımız da oldu, kolay değil.” dedi.

Tırpan, yurt dışında 3-0 yendikleri bir maçtan sonra sevinç yaşarken ceketini çıkarttığını, Türkiye’ye döndüklerinde dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın kendisini davet edip, ‘Hocam hava soğuk ceketini niye çıkartıyorsun üşüteceksin, sen bize lazımsın.’ dediğini anlatarak açıklamasını tamamladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir